Günümüzde kullanılan üç farklı sabun yapım yöntemi vardır. Bu yöntemler;
Kostik “Ph” derecesi (alkali değeri) 11 ile 14 arasında bulunan maddelerin tamamına denir. Aşındırıcı özelliğe sahiptir ve sabun yapımında kullanılır. İki çeşit kostik vardır; birisi potasyum hidroksit (KOH) diğeri ise sodyum hidroksit (NaOH)dir. Potasyum hidroksit sıvı sabun yapımında, sodyum hidroksit ise katı sabun yapımında kullanılır. Kostik bazdır, zeytinyağı ise asittir. Kimyasal reaksiyon sonucunda tuz (sabun) ve gliserin açığa çıkar. Kostik sabun yapımında kullanılırken kesinlikle oranının iyi ayarlaması gerekir. Doğru oranlarda kullanıldığı sürece kesinlikle sağlığa bir zararı yoktur. Bu nedenle sabun yapımında ilk önce gerekli hesaplamalar (zeytinyağı miktarına göre ne kadar kostik konmalı gibi) yapılarak üretime başlanmalıdır.
Yağ ve kostik arasında ki kimyasal reaksiyona "sabunlaşma" denir. Sabunlaşmanın olması için gerekli olan kostik, doğru oranda ve ölçüde hesaplanarak hassasiyetle zeytinyağı asidine eklenir. Bu işlem sonunda zeytinyağı asidi ve aşındırıcı madde (kostik) birleşmiş olur, ortaya gliserin ve sabun çıkar.
Gliserinin kimyasal açıklaması, polar organik bir trihidroksi alkoldür. Yağlı maddelerin sabunlaşma olayı esnasında meydana çıkan bir maddedir. Sıvı formda olan gliserin kokusuz, renksiz, şekerli şurup kıvamında hafif tatlıdır. Gliserin su ve alkolle karışır, asetonun içerisinde çözünür, ayrıca katılaşması zor bir maddedir. Kaynama noktası oldukça yüksek bir şeker alkolüdür. Doğal yollardan ve petrokimyasal yollardan gliserin elde edilebilir.
Sabunlarımız kostik içermez. Sabun; asit (zeytinyağı) ve bazın (kostik) kimyasal reaksiyonu sonucunda ortaya çıkan tuzdur. Tuz ile birlikte gliserinde açığa çıkar. Meydana gelen ürün belirli bir süre dinlendirilir ve sonucunda doğal sabun elde edilir. Sabun yapımındaki kostik oranı hassasiyet ile hesaplandığından sabunlarımızda kostik kalıntısı kalmaz. Sonuç olarak; sabunu oluşturmak için birleşen iki madde (zeytinyağı ve kostik) yeni bir forma dönüşür ve kendi özelliklerini kaybedip birlikte yeni bir maddeyi (sabunu) oluştururlar. (Kimyasal reaksiyon: iki veya daha fazla maddenin birbiri ile etkileşmesi sonucu kendi özelliklerini kaybederek yeni özellikte maddeler oluşturmasıdır.)
Soğuk döküm sabunlarımızın üretimi tamamen el işçiliğidir. İçerisinde sodyum hidroksit dışında hiçbir kimyasal bulunmaz. Sabunlarımız kaynak suyu, sodyum hidroksit, zeytinyağı ve esansiyel yağlardan oluşur. Bu esansiyel yağlar, tıbbi aromatik lavanta yağı ve defne meyvesi yağıdır. Sabun yapımında kullandığımız tek kimyasal sabunlaştırıcı (sodyum hidroksit) dır.
Yağın miktarı ne olursa olsun kullandığınız kostiğin miktarı yalnızca sabunlaşma oranını ve sabunlaşma süresini etkiler. Kaynayan yağa ne kadar kostik eklenirse eklensin, zeytinyağının içindeki yağ asitleri, sadece sabunlaşma sınırını belirleyecek yağ asidi miktarı kadar, kostiğin (bazın) tepkimeye girmesini sağlar. Kaynama hamurunun içinde kalan fazla kostik, "sabun altı suyu" dediğimiz, Anadolu halkının ve geleneksel sabun ustalarının "kara su" dediği suya karışır, sabunun içinde kalmaz.
Esansiyel yağlar, çeşitli çiçek veya bitkilerin toplanıp daha sonra bakır imbiklerde kaynatılıp damıtılarak, bitkinin kendi yağının alınıp şişelenmesi ile oluşur. Esanslar (parfümler) ise kimyasal yollarla sentetik olarak üretilir. Esansiyel yağlar, ciltte kullanıldığında çeşitli hastalıkların tedavine yardımcı olur. Esanslar kimyasal yollardan elde edildiği için vücuda yararı olmaz.
Gerek zeytinyağının kalitesi (asit oranı), gerekse üretiminde kullanılan esansiyel yağlar tamamen doğal olduğu ve bu yağların tamamının maliyeti yüksek olduğu için, ortaya çıkan sabunun da maliyeti yüksektir. Bundan dolayı marketlerde satılan diğer sabunlardan çok daha yüksek fiyatlara sahiptir.
Zeytinyağı sabununun yapımı sırasında yağ kaynağı olarak sadece zeytinyağı kullanılır. “Zeytinyağlı sabun” adıyla satılan sabunların üretiminde zeytinyağından başka tohum ve hayvansal yağlarında olabileceği unutulmamalıdır.
Soğuk döküm sabunlarımızın içerisinde yaklaşık %70 zeytinyağı vardır. Ve kullanılan zeytinyağının asit değeri maksimum 10’dur. Tamamen esansiyel yağ kullanılmaktadır. Her iki yağın litre maliyeti yüksek olduğundan, piyasada satılan ticari sabunlara göre daha pahalıdır. O nedenle bizim sabunlarımızı tercih ederken kesinlikle ticari sabunlar ile kıyaslama yapılmaması gerekir.
Soğuk döküm zeytinyağı sabununun özelliği yağın kaynatılmamasıdır, dolayısıyla üretim sonunda zeytinyağının sahip olduğu özelliği, içindeki enzim ve vitaminler sabuna geçer. Yağdaki gliserin sabunda kalır. Cilt için faydalı ürünleri ölçülü bir şekilde katmak mümkündür. Bilimsel oranlara uyulursa, kostik fazlalığı olmaz, dolayısı ile pH seviyesi düşüktür. Saç ve cilt için mükemmel netice verir. Deri sağlığı ve nemlendirmesi için gerekli maddeler açısından daha zengindir. Nem dengesini koruyucu özelliğine sahiptir. Antioksidan özellikleri; beta karoten, vitamin E, skualen yönünden zengindir. İnflamasyona karşı koruyucu, deriden ölü hücreleri uzaklaştırdığından özellikle kuru ciltler için faydalı ve ciltteki koyu lekeleri azaltıcıdır.
Kullandığınız yağ ne kadar temiz ve kaliteli ise, sabunun rengi de bir o kadar beyaza yakın olur. Sadece yeni hasat döneminde elde edilmiş yağdan yapılan sabunlar, yağ dinlenmediği ve ham olduğu için, içindeki posanın da etkisi ile sarı ile açık su yeşiline kaçan bir renge sahip olur. Bir sabun şayet yeşilse, o sabun pirina veya kızartma yağından yapılmıştır ya da tüketicinin yanlış bilgisini onaylamak için, içine renk katılmıştır.
Geleneksel zeytinyağı sabunu, hamam da banyo yaparken kullanılması en uygun sabunlardan biridir, zira yüzey gerilimi çok yüksek olduğu için, soğuk su ile temasında, genelde son kullanıcının beklediği yoğun köpürme gerçekleşmez. Zeytinyağı sabunu banyo sabunudur sadece sıcak su ile köpürür. Aslında cildinizi temizleyen sabunun köpüğü değil, kullandığınız sabunun arındırma gücüdür. Zeytinyağı sabunu molekül yapısı gereği kiri vücudunuzdan söker.
Beklenen etkilerin görülebilmesi için bu sabunları düzenli ve doğru şekilde cildinize uygulamanız gerekir. İlk önce suyla köpürtülen sabun suyla nemlendirilmiş cilde uygulanır, 1-2 dakika bekletildikten sonra durulanır. Fakat sabunla yüzünüzü veya cildinizi yıkadıktan sonra, krem, nemlendirici gibi, yine kimyasal maddelerden imal edilmiş başka ürünleri cildinize tatbik ederseniz, kullandığınız sabundan fayda sağlamanız pek mümkün değildir. Zeytinyağı sabunu ile bilinen en önemli yanlışlardan biri de bu sabunun cildi kuruttuğudur. Soğuk döküm sabun üretim şekli gereği, içinde çok fazla miktarda gliserin barındırır, gliserin de ciltteki çatlakları onarmakla kalmaz, aynı zamanda cildi nemlendirir ve cilde sağlıklı parlak bir görünüm kazandırır. Tek seferde tüm rahatsızlıklarınızı giderebilecek kadar bir etki göstermeyecektir, bu yüzden sabununuzu düzenli ve uygun şekilde kullanırsanız, gözle görülür bir fayda elde ettiğinize siz de şahit olacaksınız.
Satın aldığınız bu sabunların bir özelliği de yalnızca yüze değil, saçınıza ve tüm vücudunuzun temizliğinde kullanabileceğiniz ürünler olmasıdır. Zeytinyağı sabunu, saçları kurutmaz, karıştırmaz. Senelerce kullanmış olduğunuz şampuanlar, doğal olarak, saçlarınızın belirli bir standarda alışmasını sağlar. Piyasada satılan şampuanlarla, zeytinyağı sabununun kullanım amacı, şekli ve doğası taban tabana birbirine zıttır. Şampuanlar mümkün olduğu kadar saçlarınıza nüfus edip, saç tellerinizde kalması ve sürekli güzel koku vermesi için tasarlanmış üründür. Zeytinyağı sabunu ise, kendi kalıntısı da dahil olmak üzere, saçınızdaki kir, yağ gibi kurtulmak istediğiniz tüm malzemeleri saçlarınızdan arındırmak üzere üretilmiş bir üründür. Doğal olarak, evet yıkadıktan hemen sonra saçınızda hoş bir koku bıraksa da durulamada kendini de arıtıp, saçınızdan söküp attığı için zeytinyağı sabunu, saçınızda uzun süre hoş bir koku bırakmaz. Eğer saçlarınız karışıp birbirine girmesinden şikâyet ediyorsanız, saçınızı sabunla yıkadıktan sonra saçınızda hala sabun varken tarayarak durulama işlemine geçiniz. Özellikle üçüncü ve dördüncü kullanımdan itibaren saçlarınızın hiç karışmadığını göreceksiniz.
İki yönteminde bir diğerine nazaran hem avantajı hem de dezavantajı vardır. Güneş ve hava ile teması daha az olan vücut bölgelerinin temizliğinde, sıcak döküm sabun tercih edilmesi gerekirken, güneşin ve hava koşullarının daha çok temas ettiği yüz ve el gibi yerlerin temizliğinde soğuk döküm sabunun tercih edilmesi tavsiye edilir. Bunun en büyük nedeni sıcak-soğuk döküm sabun arasındaki gliserin farkından kaynaklanmaktadır.